 Alman sanatçı Isa Genzken'in adlı eseri. Yaratıcılıkta sınırları zorlayanların bir araya geldiği Uluslararası Venedik Bienali bu yıl 52. kez düzenleniyor. Farklı disiplinleri buluşturan bienale 76 ülkeden sanatçılar katılıyor.
Pazar günü, 52. Venedik Bienali kapılarını açtı. Bu yılki eserlerde sanatçıların da politik ve toplumsal sorunlardan uzak kalamadığı dikkat çekiyor.
Savaşların ve krizlerin kaynağını petrolde gören Alman sanatçı Isa Genzken’in > adını verdiği eseri de bu örneklerden biri. Sürrealist bir senaryo eşliğinde sunduğu eseri, renkli ve plastik bir materyalden yapılmış bir heykel. Ancak bu heykel, tiz bir ses çıkarıyor… Sanat tarihi uzmanı Michael Krajewski, Genzken’in eserini şöyle anlatıyor:“Bu, reklam ve film endüstrisinden bilinen bir slogan. Dikkat çekici ve eserin kontekstiyle de destekleniyor. Bunun hedefe yönelik olduğu kanısındayım.“ Bienalde göze çarpan bir başka politik eser, bir enstalasyon de Norveçli sanatçı Toril Goksoyr’e ait. Sanatçı, refah toplumlarında Avrupalı kadının rolünü sorguluyor. Goksoyr eserini ve sorgulamak istediği noktayı “Bu enstalasyonda beyaz ve ayrıcalıklı Norveçli kadınlar olarak, kendimiz ve durumumuz hakkında düşünüyoruz. Norveçli kadınlar olarak düşündüğümüzde, şunu açıklığa kavuşturmalıyız. Biz aslında yardım eden ve koruyan bir millet olarak görülsek de sınırlarımızı sıkı sıkıya kapalı tutuyoruz“ diye tarif ediyor. Ana mekanda Türk Pavyonu Bu yılki bienalin Türkiye açısından da ayrı bir önemi var. Venedik’le kardeş şehir protokolü imzalayan İstanbul, 52. Venedik Bienali’nin tanıtımının yapıldığı üç şehirden biri oldu. Ayrıca Türkiye bu yıl ilk defa, bienalin ana mekanı olan Arsenale'nin Artigliere binasında pavyon açma şansını yakaladı. Önceki yıllarda Türkiye, bienal alanı dışında kiraladığı mekanlarda, Beral Madra'nın hazırladığı sergilerle varlık gösteriyordu. Ve Türk Pavyonu’nun küratörü Vasıf Kortun, Hüseyin Alptekin'in enstalasyonunun bienalde büyük ilgi gördüğü kanısında. Bienal artık üretim merkezi 1998'den beri uygulanmaya başlayan yeni reformlar sayesinde Venedik Bienali, artık yalnızca büyük bir sergi merkezi değil, aynı zamanda kalıcı aktivite programlarıyla sanatsal eğitim ve üretim için bir workshop, yani bir çalışma atölyesi niteliği taşıyor. Arsenale'de uluslararası sanat ve mimarlık sergileri için tasarlanan ve 9 bin metrekarelik bir alan kaplayan yeni sergi mekanlarının, Corderie ve Giardini di Castello'daki geleneksel mekanlar boyunca uzanan sergilerle yan yana gelmesiyle toplamda 15 bin metrekarelik dev bir alan ortaya çıkmış durumda. Ve bir not: Son yazdığı > kitabında Türkiye’ye ilgili izlenimlerini anlatan, babasının kökleri Türkiye’ye uzanan İngiliz sanatçı Tracey Emin de 52. Venedik Bienali’ne katılanlar arasında. Modern sanat alanında sansansyonel çalışmalarıyla dikkat çeken Emin, 2004’teki > sergisi için Türkiye’yi ziyaret etmişti. DW www.dw-world.de İzlenme: 1095
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved
|