Sevgilim bir odun!
Ve hatta, "Tek hücreliler bile ondan daha romantiktir"!
Böyle işte...
Ne kadar hoş bir satış, pazarlama tekniği değil mi?
Daha önce karşılaşmadığımız bir tarz... En azından bu kadar açık bir biçimde...
Bu cümleler, bir alışveriş merkezinin sevgililer günü için hazırlattığı reklam afişleri üzerinde yer alıyor. Gerçekten üzerine oldukça düşünülüp taşınıldığı belli...
Geçenlerde bir arkadaşım ile konu üzerine konuşurken, okuduğu bir köşe yazısında Ayşe Düzkan'ın, "Hediye almak erkekleri odunluktan çıkarmaz. Hem odunluk sadece erkeklere mahsus değil. Pırlanta karşılığında karşısındaki odunu fidan olarak görenler kadınlar değil mi" sorusuna yer verildiğini dile getirmiş ve söz konusu yazıyı bana da göndermişti.
Sevgililer günü neden sadece erkeğin üzerine yıkılan bir yük ya da erkeğin sorumluluğu gibi algılatılıyor?
Sevgili cinsiyeti olan bir kavram mı?
Neden bütün reklamlar kadına yapılacak sürpriz veya kadına alınacak hediyelere göre, daha doğrusu kadını mutlu etmek üzere kurgulanıyor?
Bu soruları ve konunun bu tarafını bir kenara bırakarak, işin daha farklı bir boyutunu irdelemek istiyorum.
Önceki yazılarımda, sistemin ya da düzenin, hangisini isterseniz onu kullanın, tükettirmek, tüketimi özendirmek, daha doğrusu patlatmak için türlü numaralara başvurduğunu, insanların zaaflarını, zayıflıklarını ve hatta her türlü ahlaki değeri, içini de boşaltarak, hiç sıkılmadan kullandığını belirtmiştim. Ancak işi hakarete vardıracağını hiç düşünememiştim.
Sistem, tükettirmek adına artık alenen hakarete başladı!
Bizler, "alışveriş merkezleri modern çağın tapınakları haline getirildi, korkunç bir tüketim toplumu olma yolunda vahşi bir şekilde yol alıyoruz" derken, tahmin bile edemeyeceğimiz bir şey oldu!
Tüketimi daha da arttırmak için, tüketmeyenlere, daha doğrusu az tüketenlere "ODUN" dendi! Bunu bir alışveriş merkezi söyledi! İnsanların gözüne sokarcasına, kocaman afişlerle...
"TÜKETİN, AKSİ TAKDİRDE ODUNSUZ" diyerek işi hakarete, terbiyesizliğe vardırdı!
Önceki bir yazımda, "Tüketmiyorsanız yoksunuz!", "Tükettiğiniz kadar insansınız!", "Ancak tükettiğiniz kadar saygı göreceksiniz, daha fazlasını değil!" diye yazmıştım.
Ama bugün görüyorum ki, "tüketmiyorsanız yoksunuz, saygı görmeyeceksiniz"ler falan sistemi kesmedi. İş, "TÜKETMİYORSANIZ, ODUNSUNUZ"a vardırıldı.
İnsani vasıflarını bir kenara bırakarak, bu sloganın fikir babası, reklam düşünürü her kimse, kendisini tebrik ediyor, ayrıca teşekkür ediyorum. Nedenine gelince, bu reklam ya da afiş, sistemin gerçek yüzünü göstermesi bakımından bir kilometre taşı olarak tarihteki yerini almıştır, bu bakımdan önemlidir.
Tüketim toplumunun babaları, aslında nasıl saldırgan olduklarını, düzenin devamı için her türlü değeri hiçe sayabileceklerini, hatta bunun için üsluplarını bile hiç utanmadan bozabileceklerini göstermiş oldular hepimize, gözünü açmak isteyen herkese...
Kim odun?!
Kim tek hücreli?!
Devasa sermayeleriniz ve çalıştırdığınız onlarca, yüzlerce reklamcılarınızla, insanların daha fazla tüketmelerini sağlamak umuduyla üretebildiğiniz reklam bundan mı ibaret?!
Son dâhiyane fikriniz bu mu?
Okurlara buradan söyleyebileceğim tek şey, "bu zırvalara kulak asmayın" olabilir. Ancak bu zihniyeti çok ama çok iyi tanıyın, anlayın. En önemlisi, size hükmetmesine izin vermeyin.
***
"Üslubu beyan aynıyla insandır" diyor Yahya Kemal Beyatlı...
Fazla söze gerek var mı?
İzlenme: 414
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved
|