Tarih: 29.11.2007
Saat: 20:15
Yer: Abdi İpekçi Spor Salonu
Şampiyona: Euroleague
Maç: Fenerbahçe Ülker - Panathinaikos
Hakemler: Juan Carlos Arteaga (İspanya), Moshe Bitton (İsrail), Srdan Dozai (Hırvatistan)
Maç Sonucu: 64 - 83
Konu: Hakem rezaleti
Esas Konu: Medyanın konuyu aktarımı, haberleştirmesi
***
Sadece siyaset, ekonomi, medya, doğanın katledilmesi vb. üzerine yazacak değiliz ya...
Zaten spor, siyasetin, ticaretin ne kadar dışında veya bunlardan ne kadar bağımsız?
Neyse konuya girelim...
Öncelikle dün gece Abdi İpekçi'de neler oldu, kısaca bundan bahsedelim. Dün akşam bir hakem rezaleti yaşandı Abdi İpekçi'de, spor katledildi! Son yıllarda zaten sıkca ağır tacizlere maruz kalan sporda adalet duygusu bir kez daha tecavüze uğradı dün gece!
Gördüğümüz göremediğimiz, duyduğumuz duyamadığımız onlarca, yüzlerce müsabakada benzer rezilliklerin olduğuna eminim, ama dün geceki hakem üçlüsünün yönetimi uzun yıllar hafızalardan silinemeyecek bir rezalet olarak spor tarihindeki yerini almıştır.
Bu gibi rezaletler her zaman oldu ve anlaşılan olmaya da devam edecek. Yunanistan'da düzenlenmiş olan Eurobasket 1995 finalinde Litvanya ile Sırbistan arasındaki mücadele, ABD'de düzenlenmiş olan 2002 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda Arjantin ile Sırbistan arasındaki mücadele, 2005 yılında Efes Pilsen ile Panathinaikos arasındaki çeyrek final serisinde Yunanistan'da oynanan maçlar ilk aklıma gelenler... NBA'de de oluyor, katliam gibi yönetimler sergileniyor, sözde yıldızlar korunuyor, ama spor ve mücadele yerlerde sürünüyor! Futbolu hiç saymıyorum.
Uzun lafın kısası... İnsan, spordan da, bu rezilliklere şahit olmaktan da sıkılıyor, utanıyor! Tamam, günümüzde spor, özellikle futbol, basketbol gibi kitleleri sahalara, salonlara ve ekran başına çeken ve büyük paraların döndüğü spor dalları, çok saf ve temiz değiller, ama bu kadarı da biraz fazla olmuyor mu?
Dün Fenerbahçe Ülker Takımı'nın oyuncuları ilk yarıda saha içerisinde dayak yediler resmen... Alvertis'in İbrahim'e yaptığı hareketi defalarca seyrettik, sahadan ihraç kararı dahi verilebilirdi o harekete, ama bırakın sportmenlik dışı faulü, hakemler tarafından görülmedi bile! Doğrudan sakatlamaya yönelik bir hareketti. Panathinaikos, takım halinde çok ama çok sert oynadı ilk yarıyı... Panathinaikos, Fenerbahçe Ülker'in gerek savunmada gerekse hücumda çok çok iyi oynadığı bu bölümü, rakibini yıldırmak temeline dayalı çirkef ve sportmenlik dışı bir oyun düzeniyle geçiştirmeyi uygun gördü. Buna karşılık hakemler ne yaptılar? Söyleyeyim, sadece baktılar! Şu anda bu hakemlerin bakabilen insanlar olduklarını biliyoruz.
Panathinaikos oyuncularına öyle bakarken bizimkilere nasıl baktılar acaba? Solomon ve Mirsad aleyhine çalınan faul düdükleri, özellikle Solomon'a çalınan üçüncü ve dördüncü fauller, her şeyi anlamaya ve anlatmaya yetiyor. Bu takımın sürükleyici ve patlayıcı gücü Solomon... Onu saha dışına iterseniz takımın direncini ve hücum gücünü kırarsınız. Dün, bunun nasıl gerçekleştirildiğini seyrettik! Öyle anlamsız ve art niyetli düdükler çalındı ki (ve çalınmadı ki), sonrasında fazla bir şey yapmaya gerek kalmadı zaten... Üçüncü periyodun başlarında ilgililer dörtlenince (faul sayısı olarak), kalanını Panathinaikos'un da halledeceği düşünülerek normal bir yönetime geçme kararı verildi.
Ben, TBL, Euroleague ve NBA maçlarını anlatan ve yorumlayan Murat Murathanoğlu'yu çoğu zaman hakem hatalarını es geçmekle suçlar ve kendi kendime eleştiririm. "Hakem hatalarına takılmayalım, basketbolun güzelliğini yakalayalım" yaklaşımının arkasında sessiz bir kabullenişin yattığını düşünürüm. Oysa o hataların, ki birçok karar hatanın ötesine de geçebiliyor, basketbolun güzelliğini ve sporda adalet inancını doğrudan katlettiğini ve bu hataları yapanların net bir biçimde eleştirilmesi gerektiğine inanırım.
Ancak... Dün geceki hakem hataları (!!!) karşısında Murat Murathanoğlu bile delirdi, demek, sanırım çok yanlış olmaz.
Dün gece tarafsız hakemler ile Fenerbahçe Ülker ilk yarıyı 10-15 sayı önde bitirir, önemli oyuncularının hiçbiri 3. periyodun ilk yarısı itibariyle 3 faule ulaşmamış olurdu. Sonrası nasıl olurdu, bilemiyorum! Umursamıyorum da! Kazanacağını düşünüyorum, ama kaybedecekse bile Panathinaikos'un tecrübesi ve kadro derinliğine kaybederdi. Ama böyle bir rezalet yaşanmamış olurdu.
***
Peki ya bugün (30.11.2007) medyada nasıl haberleştirildi bu maç, nasıl yorumlandı?
¨ Milliyet Gazetesi İnternet Sitesi'nden...
"Fener Çöktü
Sarı-lacivertliler, Euroleague B Grubu'ndaki 6. sınavında Yunan Panathinaikos'a sadece bir devre direnebildi, üçüncü çeyrekte adeta durdu, kaderine razı oldu.
Fenerbahçe Ülker, Euroleague C Grubu'ndaki altıncı ve en zorlu sınavında kupanın son şampiyonu Yunan rakibi Panathinaikos ile tek devre baş edebildi, üçüncü çeyrekteki 5-22'lik seri ile maça havlu attı, üçüncü yenilgisini aldı: 83-64"
¨ CNNTÜRK Haber Sitesi'nden...
"FB Ülker Panathinaikos'a direnemedi
Fenerbahçe Ülker 64-83 Panathinaikos
29 Kasım, 2007 23:17:00 (TSİ)
Fenerbahçe Ülker, Euroleague C Grubu'ndaki altıncı maçında, son şampiyon Panathinaikos'a İstanbul'da 83-64 mağlup oldu.
Fenerbahçe Ülker (3-3), Euroleague C Grubu'ndaki üçüncü yenilgisini, geçtiğimiz sezonun şampiyonu ve grubun namağlup lideri Panathinaikos'tan (6-0) aldı.
İlk yarıda skordan kopmayan sarı-lacivertliler üçüncü çeyrekte rakibin müthiş savunmasına karşı sadece beş sayı üretince Abdi İpekçi'deki mücadeleden 83-64 yenik ayrıldı.
Karşılıklı basketlerle başlayan maçta Fenerbahçe Ülker 6. dakikaya 10-9 üstün girdi, ilk çeyreği de 20-19 önde kapattı.
İkinci çeyreğe hızlı giren sarı-lacivertliler 6-2'lik seri yakalayarak 12. dakikada 26-21'lik skorla farkı beş sayıya çıkardı. Ancak Panathianikos hemen cevap verdi ve ilk yarıyı 43-39 üstün tamamladı.
Panathinaikos, inanılmaz bir savunma yaptığı üçüncü çeyrekte Fenebahçe Ülker'e 22-5 üstünlük sağladı ve avantajını sonuna kadar koruyarak maçı 83-64 kazandı."
¨ NTV-MSNBC Haber Sitesi'nden...
"Fenerbahçe Ülker direnemedi: 64-83
Euroleague'deki temsilcilerimizden Fenerbahçe Ülker, C Grubu'ndaki 6. maçında Panathinaikos'a 83-64 yenildi.
NTV-MSNBC
Güncelleme: 23:47 TSİ 29 Kasım 2007 Perşembe
İSTANBUL - Fenerbahçe Ülker, Euroleague'de son şampiyon Panathinaikos'a 19 sayı farkla 83-64 mağlup oldu.
Hakemler: Juan Carlos Arteaga xx (İspanya), Moshe Bitton xx, (İsrail), Srdan Dozai xx (Hırvatistan)
Fenerbahçe Ülker: Solomon xx 11, White xx 14, Ömer x 2, Mirsad x, Vidmar xx 9, Semih xxx 15, İbrahim x 6, Rasim x 2, Preldziç x 2, Mrsiç x 3, Oğuz x "
- "6. sınavında Yunan Panathinaikos'a sadece bir devre direnebildi, üçüncü çeyrekte adeta durdu, kaderine razı oldu"
- "İlk yarıda skordan kopmayan sarı-lacivertliler üçüncü çeyrekte rakibin müthiş savunmasına karşı..."
- "İkinci çeyreğe hızlı giren sarı-lacivertliler 6-2'lik seri yakalayarak 12. dakikada 26-21'lik skorla farkı beş sayıya çıkardı. Ancak Panathianikos hemen cevap verdi."
- "Fenerbahçe Ülker direnemedi"
Siz ne diyorsunuz? Ne direnmesi, ne kaderine razı olması, ne ilk yarı skordan kopmaması?!!!
Bu haberleri hazırlayanlar ya maçı seyretmemişler ya da daha da kötüsü, seyretmişler!!! Burada ünlem yerine bir gülücük de olabilir!
Basit tespit ve hatırlatmalar:
- İlk yarı direnen Fenerbahçe Ülker değil, Panathinaikos'tu. Onu da tek başına yapmadı, yapamadı, destek aldı.
- İlk yarı skordan kopmayan da, Fenerbahçe Ülker değil, Panathinaikos'tu. Burada, dilerseniz ilk maddenin ikinci cümlesini tekrar okuyabilirsiniz.
- İlk yarı Fenerbahçe Ülker'e cevap veren de Panathinaikos değil, hakemlerdi. Panathinaikos sadece bu durumu destekledi.
- Maçın ikinci yarısı ile ilgili yorum yapmaya gerek yok.
***
Bu yazıda yer verilen haberlerin devamında hakemlere ufacık da olsa eleştiri getiren tek bir satır bulunmamaktadır. Hatta NTV-MSNBC'nin haberine ve yorumuna bakarsanız, hakemler birçok Fenerbahçe Ülker oyuncusundan daha fazla şey (xx) almışlar, yıldız herhalde!
Ayıptır!
Günahtır!
İnsafsızlıktır!
Bizler ne kadar çekingen, ne kadar dilsiz, ne kadar sessiz, ne kadar renksiz, ne kadar eleştirisiz, ne kadar gördüğünü yorumlamaktan aciz insanlar haline geldik!
Artık o kadar kabullenmiş ve körleşmiş durumdayız ki, gözümüze sokulan haksızlıklara karşı bile ses vermeyerek, hiçbir şey olmamış gibi davranabiliyoruz. Birçok olayda bu böyle... Artık standart bir davranış halini aldı.
Ses çıkarmadıkça, haksızlık, yanlışlık yokmuş gibi algılıyoruz sanki... Ama o haksızlıklar, yanlışlıklar olanca ağırlığı ve küstahlığıyla ortada duruyor. Dile getirilmeyince yokmuş gibi oluyor herhalde... Konforlu bir durum...
Bir spor yazarı ya da servisi, dünkü maç üzerine hakemler ile ilgili en ufak bir eleştiri getiremeyecekse, bir "gık" bile diyemeyecekse neden kalem tutar?!
Hürriyet Gazetesi'nin İnternet Sitesi'ndeki ilgili haberinde, hakemlerin yanlı ve yanlış yönetiminden bahsedildiğini de belirterek sonlandıralım.
Böyle çok iyi, sakın bozmayalım, bir şey olmamış gibi yapmaya devam edelim. Kafalarımızı yukarı kaldırıp, ellerimiz arkamızda kavuşturup, ıslık çala çala yürümeye devam...
İstersek kafalarımızı kuma da gömebiliriz, ama kalanımız açıkta duruyor.
Herkese iyi uykular...
NOT: Dün akşam GALATASARAY'ın UEFA Kupası'ndaki galibiyetini düşünüyorum. Böyle olacağına hiç olmasaydı keşke...Bir hakem rezaleti de lehimize yaşandı.
İzlenme: 1016
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved
|