4 Eylül 2010, Cumartesi,  
PortoramaNet
  
BaşSayfa arrow İçindekiler arrow Kültür ve Sanat arrow BİZİM ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİNİN ROBİN WİLLİAMS'I: HİLMİ YAVUZ
BİZİM ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİNİN ROBİN WİLLİAMS'I: HİLMİ YAVUZ Yazdır E-Posta
• Egem Uzer   
06 Haziran 2007, Çarşamba

Image
Fotoğraf: Muammer Yanmaz
Osman Hamdi'lerin Namık İsmail'lerin Bedri Rahmi Eyüboğlu'ların koridorlarında dolaştığı bir okul düşünün. İstanbul'da Fındıklı semtinde Sanayi-i Nefise Mektebi Ali'si adı ile sanatın kalbi olarak 1883'te açılmış. Peş peşe 4 isim değiştirse de mezunlarının varlığı ile daha da güçlü yaşayan bir okul. Uzak geçmişi ve yakın geçmişi ile antolojiler dolduracak denli zengin simaların önce öğrencilik sonrada hocalık yaptığı bu büyük anıt.

 HAYATI

Hilmi Yavuz,14 Nisan 1936'da Istanbul'da dogdu. Cocuklugunu 1940'li yillarda, babasinin gorevi nedeniyle, Anadolu'nun kusucmaz kervan gecmez ilcelerinde gecirdi. 1954 yilinda Kabatas Erkek Lisesi'ni bitirdi. Istanbul Universitesi Hukuk Fakultesi'nde okudu, fakat bu okuldan mezun olamadi.1963 yilinda Ingiltere'ye gitti. Burada bir yandan Londra Universitesi Edebiyat Fakultesi, University College Felsefe Bolumunde yuksek ogrenimini yaparken, diger yandan da sair Can Yucel ile birlikte BBC radyosunun Turkce bolumunde calisti.O yillarda bu servisin basinda Dr.Andrew Mango vardi.Hilmi Yavuz'un siire baslayisi, lise yillarinda (1952/53)Donum dergisindedir. 1965 yilindan itibaren yazdigi siirleri Siir Sanati Dergisi'nde yayimladi. Ayrica, yine bu yillarda, Kemal Ozer'in tesvikleriyle Pablo Neruda'dan siir cevirileri yapti.Neruda'dan cevirdiği siirler 1971 yilinda Secme siirler adi altinda Cem Yayinevi'nden cikti. Hilmi Yavuz 1969 yilinda yurda dondugunde,daha once pek cogunu Siir Sanati Dergisi'nde yayimladigi siirlerini Baris Kusu adli kitabinda topladi.Yavuz'un ilk siir kitabi olan Baris Kusu'nda toplam 28 siir yer aliyordu.Uc bolumden olusan bu kitap Yeditepe yayinevi tarafindan yayimlandi.0nkinci siir kitabi olan Bedreddin Uzerine siirler ile guclu bir atilim yapti.Sanatinin esansini yogun modern siirden ve kultur tarihimizin kaynaklarindan damitti.Dogu siirleri bu yatirimin kanitidir.Bu kitabi ile 1978 Yeditepe siir Armagai'ni, Zaman siirleri ile de 1987'de Sedat Simavi Buyuk Edebiyat odulu'nu kazandi.Yavuz'un en son yayimlanan siir kitabi Yolculuk siirleri adini tasiyor. Hilmi Yavuz 1972 yilinda Varlik yayinlarinda redaktor olarak calisirken Yasar Nabi Nayir'in istegiyle Bertrand Russel'in Bilim ve Din adli eserini Turkce'y e cevirdi.Kitap ayni yil Varlik yayinlari arasinda cikti.Hilmi Yavuz her ne kadar "asil isim, siirdir benim" dese de, bugune kadar yayimladigi duzyazi kitaplarinin sayisi 28'i bulmustur. Daha ziyade gazete ve dergilerde yayimladigi yazilari bir araya getirdiği bu kitaplardan bazilarini, farkli zamanlarda farkli isimlerle yayimlamisti,r.1974 yilinda universite hocaligina baslayan Yavuz,ilk olarak Bogazici Universitesi Felsefe Bolumu'nde derslere girdi.Burada uç yil calistiktan sonra Mimar Sinan Universitesi'ne gecti ve Uygarlik Tarihi dersleri vermeye basladi. Ileriki yillarda Istanbul Teknik Universitesi ve Yildiz Teknik Universitesi'nde de calisan Yavuz'un yapmayi en sok sevdigi islerden biriydi,universite hocaligi. 2001 yiliinda Mimar Sinan Universitesi'ndeki gorevinden emekli olan Yavuz, su anda, hocaliga, daha once birkac donem derslere girdiği Bilkent Universitesi Turk Edebiyati Bolumu'nde devam etmektedir... Hilmi Yavuz 1956 yilinda Vatan'da basladigi gazetecilige sonraki yillarda Cumhuriyet,Milliyet,Yeni Ortam, Politika ve Zaman gazetelerinde devam etti. Elestiri ve inceleme yazilarinin bir kisimini "Ali Hikmet" imzasiyla yayimladi. 1990'li yillardan itibaren "Irfan Kulyutmaz mustearini da kullanan Yavuz,bu isimle yazigi yazilardan bir kismini Memleketimin Munevverlerine Dair adli kitabinda topladi.

Kimler geldi kimler geçti hocalığın ilahları Sedat Hakkı Eldem, Utarit İzgi, Ercüment Tarcan, Özer Kabaş, Sabri Berkel, Hayati Görkey, Emin Barın ve yüzlerce değerler onları rahmetle anıyoruz... Birde zamana direnerek hiç yaşlanmadıkları halde bürokrasi nedeni ile emekli olan değerler var ki insanın elinden gelse de hep onları burada tutabilsek. Sevgili Rektör yardımcısı Heykeltraş Prof. Meriç Hızal - End.Ürünleri Tasarımı bölümünün kurucusu Prof. Önder Küçükerman Öğlesine renkli kişiliklerin yerini hiç bir şey dolduramaz. Bu yıl temmuz ayında emekli oldular...

2001 yılında da biz 80 yıllarında okulun öğrencisi olanların Uygarlık Tarihini öğrendikleri şair, felsefeci biri vardı ki... Bizim için 'Ölü Ozanlar derneği'nin Robin Williams'ı idi... 70. Yaşını Beykoz belediyesinin girişimleri ile CRR de 'Ustaya saygı' gecesi ile andığımız Hilmi Yavuz. Bizce çok anlam içerdiği için 2001 yılında bizden bahseden veda.

BİR VEDA YAZISI

Mimar Sinan Üniversite'sinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladığım yıl 1977/1978 ders yılıdır. O yıllarda doğanlar, bu yıl* üniversite'yi bitirdiler. Ben de bu yıl emekli oldum. Demek ki, benim göreve başladığım yıllarda doğanları, bu yıl mezun ederek emekli olacakmışım. Ne tuhaf ve ne anlamlı bir raslantı!

Göreve başladığımda Mimar Sinan Üniversitesi yoktu henüz; okulun adı, 'istanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi' idi. Kısaca, İDGSA. Önceleri Güzel Sanatlar Fakültesi'nde 'Uygarlık Tarihi' dersleri veriyordum, sonra Mimarlık Fakültesi öğrencileri de katıldı derslerime.

O yıllarda, İDGSA bünyesinde oluşturduğumuz 'Temel Sanatlar Fakültesi'ni asla unutamam. Öğretim üyelerinin inanılmaz bir coşkuyla, o fakülteye nasıl canla başla sarıldıklarını da! Üçüncü yılın sonunda YÖK'le birlikte kapandı 'Temel Sanatlar Fakültesi'. Okul, Mimar Sinan Üniversitesi olmuştu. Ben de yeni kurulan Fen / Edebiyat Fakültesi'nin 'Sanat Tarihi ve Arkeoloji' bölümünün kadrosundaydım artık... 1984'den bu yana, aralıksız 17 yıl, Beşiktaş'taki fakültenin, bazıları gerçekten kasvetli, bazıları da çok ferah mekanlarında yüzlerce sanat tarihçisinin yetişmesinde mütevazı emeklerim oldu. Benim verdiğim dersler, meslek dersleri değildi elbet; gene de, öğrenciler hayal kırıklığına uğratmadılar beni. 'İlkçağ ve Ortaçağ Kültür Tarihi', 'Uygarlık Tarihi', 'Modernizm ve Sanat', 'Sanat Sosyolojisi', 'Çağdaş Düşünce ve Sanat' başlıkları altında verdiğim dersler, öğrencilerimizin sadece sıradan birer sanat tarihçisi olarak değil, ama entellektüel ufukları geniş aydınlar olarak yetişmelerine katkıda bulunduysa, kendimi bahtiyar sayarım... Hocalık, bana göre elbet, Dünya'nın en coşkulu mesleğidir. Yıllardan beri anlattıklarını, sanki yepyeni birşeyler anlatıyormuş gibi tekrarlayabilmek, işte o Dionizyak coşkuyu duyumsamaya bağlıdır. Anlatılan her şey, hocayı baştan çıkaran, onu bir esrimeyle kendinden geçiren bir haz nesnesine dönüşmedikçe bir anlam taşımaz. 27 yıllık hocalık serüveninden sonra güvenle söyleyebilirim ki, hocalık bilgi kadar, bilgi iletiminin hazzıyla ilişkilidir. Öğrenci, külyutmazdır; hoca, dersi kerhen mi, yoksa kendini vererek mi anlatıyor, şıp diye anlar... Şimdi geriye dönüp bakıyorum da, Akademi'nin Fındıklı binasındaki derslerime ilk başladığı da, henüz doğmuş ya da doğmak üzere olan bebekler, gün gelir bu okulu bitirirler, ben de bunu görürüm, diye düşünmüş muydum, anımsamıyorum. Ama gördüm işte: Ben başlarken doğanlar, ben bitirirken hayata bu yıl yeniden doğdular. Buna tanık olmak, yeter de artar elbet... 2000/2001 döneminde Sanat Tarihi Bölümü'nü bitiren bütün sevgili öğrencilerime, yürekten başarı diliyorum. Ülkenin zor koşullarında, onları bekleyen çetin güçlükleri bile bile...

HİLMİ YAVUZ (2001)

Egem Uzer


İzlenme: 2133

İlk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile ilgili olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren ve reklam amaçlı yorumlar yazmayın.
  • Yanlış güvenlik kodu girildiğinde 'Gönder'e basmadan önce yeni bir güvenlik kodu için sayfayı tazeleyin.
İsim:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki
 Portorama 2007 • Haber, Yorum, Etkinlik... • Joomla! İçerik Yönetim Sistemi ile hazırlanmıştır.
  fotorama