21.09.2007 tarihli köşe yazısında Hasan Cemal, asıl tehlikenin ne olduğunu hepimize hatırlattı. Söz konusu hatırlatma için kendisine teşekkür borçluyuz.
Asıl tehlikenin ne olduğunu okuyamayanlar için tekrarlayalım:
"Türkiye'yi Malezya'ya benzetmek, Türkiye'yi İran'la, Cezayir'le mukayese etmek, hiç kuşkunuz olmasın, Türkiye'yi ve modernleşme tarihini küçümsemektir, bu ülkenin gelişmişliğini fena halde hafife almaktır.
Altını çiziyorum:
Türkiye'de dinci darbe tehlikesi yoktur.
Ama böyle bir senaryoyu sabah akşam medyada ısıtanlar, sivil asker başka darbeleri tetikleyebilecek psikolojik kampanyaların aleti durumuna düşebilirler.
Asıl tehlike budur."
***
Ne tesadüftür ki, aynı gün Oktay Ekşi köşesinde, "Demek ki tarikat uşağı birtakım aydınların ve idraksiz ukalaların iddiasının aksine, "mahalle baskısı" pekálá geçerli bir endişedir." diyordu. Elbette Hasan Cemal'e hitaben demiyordu.
***
Evet, Hasan Cemal'e göre Türkiye'de, üzerimize yapıştırılan "Ilımlı İslam" modeli üzerine değerlendirmelerde bulunmak, bunun tehlikeli bir yol olduğundan bahsetmek, sosyal hayatın bu yeni duruma göre yapılandırılmasındaki tehlikelere dikkat çekmek demek, sivil asker başka darbeleri tetikleyebilecek psikolojik kampanyaların aleti durumuna düşmek demek!
Bravo!
Bu manasız tespit üzerine sadece gülüp geçmek en güzeli olur,ama bünyemiz müsait değil!
Bizler, Ülkemizin gidişatını, dünyaya Başbakan'ın uçağından bakanlar kadar müspet göremiyoruz maalesef!
***
Aynı gün gazetelerin internet sayfalarına düşen aşağıdaki haber, büyük üstad Hasan Cemal'e bir kez daha hak vermemiz gerektiğini hatırlattı bizlere...
"Tuğcu, son dönemde bazı işadamlarının ihale almak için eşlerinin başını örtmeye başlaması ile ilgili olarak, "Evet, tabii ki bunlar olabilir. İş alacaksa kendine çeki düzen verecektir" dedi."
İş almak için kendine çeki düzen vermek!
Nasıl oluyor bu çeki düzen verme işi?
Eşlerinin başını örterek!
Bunda ne var ki? Elbette olabilir.
İktidar partisinin Kütahya Milletvekili Tuğcu devam ediyor, "Yani düşünün, bir öğrenci üniversite mezunu, iş için bir yere başvurduğunda, en azından oraya kravat takarak düzgün gitmesi, konuşması onun işe alınıp alınmamasını etkileyecektir. Tabii bu anlamda insan da gittiğinde, o işi alması ve sonuçlandırması için, başarılı olabilmesi için karşısındaki insana göre kendisine çeki düzen verecektir. Bu anlamda söylüyorum çeki düzeni."
Yanlış anlaşılma olmasın, çeki düzen bu anlamda söyleniyor.
Karşısındaki insana göre kendisine çeki düzen vermek!
Ne için?
İş almak için!
Karşısındaki insan!
Bizler, iç huzuru ile bu ülkede laikliğin güvence altında olduğundan bahsedebiliyorsak halâ, vallahi pes! Körleşme bu olmalı!
Tuğcu'nun hayata bakışını göstermesi açısından son bir cümlesiyle bitirelim: "Üniversitelerin güzel sanatlar bölümünde insanları çırılçıplak soyuyorsunuz. Buna sanat diyorsunuz. Bu, bu kadar özgürce ve yapay bir şekilde olduğu halde biz hâlâ türbanla uğraşıyorsak bu anlam ifade etmiyor" diyor Sayın Tuğcu... Yorumsuz geçiyoruz... Ama iddia konusu üniversitelerin hangi üniversiteler olduğunu ve "soyuyorsunuz", "diyorsunuz" derken kimleri kastettiğini de merak etmeden yapamıyoruz!
***
Dönelim Hasan Cemal'in yazısına...
Büyük üstad Hasan Cemal'in yazdıklarından şunu mu anlamalıyız: "Darbeleri tetikleyebilecek psikolojik kampanyaların aleti durumuna düşmemek" için, sosyal hayatın dini kurallar çerçevesinde tasarlanmasına, yeniden yapılandırılmasına hiç ses çıkarmayalım!
Hatta kendisi gibi destekleyelim, methiyeler düzelim!
Tebrikler, tekrar tekrar tebrikler!
Demokrasi kültürünü yerleştirmek, yaşatmak ve korumak isteyen insanlara dahi darbeci diye saldırmak, iktidarın antidemokratik uygulamalarını eleştirmeyi bile demokrasi karşıtlığı ve darbecilik ile özdeşleştirmek marifetini gösteren herkesi tebrik ediyorum.
Bu sözde aydın tavrına bayılıyorum!
Bizim biricik demokratlarımız!
Karanlığa demir almış geminin yelkenlerine var güçleriyle üfleyen canım özgürlükçülerimiz!
Hepinize tebrikler!
***
Hasan Cemal'in "Asıl tehlike nedir?" sorusunu cevaplayarak bitirelim. Asıl tehlike deyince önce bu ülkenin gerçek koruyucularını belirtmeden geçmeyelim...
Bu ülkenin koruyucu melekleri, iktidarın eteklerinde kelebekler gibi uçuşan, Irak'taki işgale ortak olmamızı, "reel politik", "dünya gerçekleri", "ekonomi", "piyasa" gibi kavramların arkasına saklanarak desteklerken, utanmadan özgürlük, demokrasi ve insan hakları kavramlarından bahseden, ülkenin sahip olduğu tüm değerlerin ne pahasına olursa olsun satıp savılmasını kurtuluş için gerekli gören sözde ve gözde aydınlarımızdır.
Asıl tehlike ise, bu ülkeyi, demokrasiyi, laikliği gerçekten önemseyen, yobazlığa, gericiliğe, faşizme, haksızlığa karşı duran, dünya halklarıyla ve tüm ülkelerle barış, kardeşlik içinde yaşamayı amaçlayan, ancak kendisine, ülkesine karşı takınılan haksız tavırlar karşısında da hakkını korumaya çalışan, 80 yılın mücadelesi ve emeğiyle yaratılan değerlerine sahip çıkmak için çırpınan yurtseverlerdir!
Ne?!
Yurtsever mi dedim?
Darbeci miyim, neyim?
Yoksa asıl tehlike miyim?
İzlenme: 968
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved
|