10. Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’e veda ettik. Arkasından söyleyecek çok şey olmakla beraber, üzerinde en çok durulması gereken konu Cumhurbaşkanlığı sırasında maruz kaldığı saldırılardı herhalde…
***
Ahmet Necdet Sezer…
Kendisini 10. Cumhurbaşkanı seçen iktidar tarafından sevilmedi.
Mevcut iktidar tarafından sevilmesi zaten düşünülemezdi.
Borsa tarafından sevilmedi.
Döviz, faiz tarafından sevilmedi.
Yerli yatırımcı tarafından?
Yabancı yatırımcı tarafından?
Sevilmedi.
Dinci medya? Zaten…
Liberal medya tarafından?
Büyük medya tarafından?
Yok, sevilmedi.
AB tarafından sevilmedi.
ABD tarafından sevilmedi.
***
Bu liste uzar gider, şimdilik aklıma gelenler bunlar…
Ama neden?
Politik yelpazenin farklı uçlarından iktidarlar tarafından sevilmemesi bir şeyler anlatmalı aslında hepimize…
Sayın Sezer bir duruş sergiledi. Bazı kesimlerce katı da bulunsa yurtsever, hukukun temel ilkelerine dayalı ve biraz da içine kapalı bir duruştu bu… Bu duruşunu iktidara, kişilere, zamana göre değiştirmedi. Sayın Sezer’in sevilmemesinin en temel nedenlerinden biri budur.
Piyasalar sevmedi, neden?
MGK’da Anayasa kitapcığı fırlattı, borsa düştü, döviz ve faiz fırladı!
Bu mu yani?!
Aslında kur ve faiz daha düşecekti, borsa şaha kalkacaktı, ama o kitapçık fırlatıldı diye Türkiyemiz Cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birine girdi.
Bu kadar saf mıyız?
Ya da cahil?
Böyle servis edildi Şubat 2001 krizi! Utanmadan, sıkılmadan!
Terbiyesizlik, en azından ayıptı yapılan!
IMF reçeteleri doğrultusunda ekonomideki yanlış uygulamaları, olumsuz verileri, sorunların hepsini halının altına süpüren dönemin iktidarı, patlaması an meselesi olan ekonomi balonunu patlatmak için mumla arasa bundan daha güzel bir fırsat bulamazdı herhalde… O kitapçık, sadece o an için imdatlarına yetişti. Elbette bir de dervişlerin yolunu açtı!
Ayrıca, 80 sonrası uygulanan ekonomi politikalarını, oluşturulan iç ve dış borcu, cari açıkları, devletten hortumlanan on milyarlarca doları, işsizliği, gelir dağılımdaki bozukluğu, hayali ihracatları yok sayıp, 20 yılın birikimi olan bir krizi böyle bir olaya indirgemek konusunda gösterilen çaba ve yetenek, benim diyen sihirbazın hokus pokusunu yumurta kırmak düzeyinde bırakır!
“Şubat 2001 krizine 10. Cumhurbaşkanımızın sebep olduğu” yalanı, tarihe not düşülmesi gereken, insanların (elbette bunu iddia eden insanların) nereye kadar alçalabileceğini gösteren büyük yalanlardan biridir. Unutulmamalıdır!
Kur çıpasıyla, üretimdeki daralmasıyla, ödenmeyen çeki senediyle bağıra bağıra gelen bir krizdi 2001 krizi… Fırlatılan Anayasa kitapçığı büyük bir fırsat olarak algılanmış, el çabukluğu marifetle enkaz Sayın Sezer’in üzerine yıkılmaya çalışılmıştır.
Sadece bu kadar mı? Değil elbette…
80 yılda büyük çabalar ile ortaya çıkarılan ülke ekonomik değerlerinin paldır küldür önümüze gelene “babalar gibi” satışına engel olmaya çalıştığı için sevmedi piyasalar Sayın Sezer’i… Gerisi boş laf!
Cumhurbaşkanlığı sırasında, istedikleri gibi at koşturacakları kanunların çıkmasına göz yummadığı için iktidarlar saldırdı.
Yobazlığa, karanlığa geçit vermedi, dinciler saldırdı.
Ülke değerlerinin hesapsız kitapsız satışına karşı durmaya çalıştı, piyasalar saldırdı.
Yurtsever bir duruş sergiledi, sözde aydınlar, liberaller saldırdı.
***
Sayın Sezer, Cumhuriyet tarihinde kendisine en çok saldırılan Cumhurbaşkanı oldu belki de…
Her kesimden insanlar her çeşit suçlamayla saldırdılar!
Soruyorum:
Sayın Sezer hırsızlık mı yaptı?
Eşini, dostunu, ailesini, akrabasını kayırarak çevresinin zenginleşmesine mi yol açtı?
Adı herhangi bir yolsuzluğa mı karıştı?
Hortumcularla, rantçılarla fotoğraf karelerine mi girdi?
Ülkesine ihanet mi etti?
Bulunduğu makama leke mi sürdü?
Hangisini yaptı?
Hiçbirini!
Sezer’in sevilmemesinin nedenlerinden biri de budur!
Çünkü biz bir kere, “aman yesin de işi yapsın” zihniyetini zaten içimize sindirdik millet olarak!
Ama çok şükür ki, hepimiz değil!
***
Sayın Sezer’e en çok yöneltilen eleştiriler nelerdir?
Birçok yasayı veto ederek, ikinci defa gönderilen kanunlar hakkında Anayasa Mahkemesi’nde iptal davaları açarak aslında iktidarların icraatlarını engellemiş!
Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmemiş!
Halkın arasına karışmamış!
Aktif (yoksa pro-aktif mi demek lazım?) dış politika izlememiş! Yurt dışına ziyaretler yaparak AB için, işadamları için kulis yapmamış!
Çok ciddi durmuş, yüzü gülmemiş!?
Cumhurbaşkanlığı makamını içine kapatmış!
!!!???
Cumhurbaşkanı’nın görev tanımı nedir? Anayasa’nın 104. maddesi Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini tanımlıyor, daha fazla lafa gerek yok ama, anlatalım…
Hiçbir cumhurbaşkanı önüne gelen her yasayı onaylamak zorunda değil, hele ki bu cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yapmışsa hiç değil!
Veto edilen yasaların veto gerekçeleri ortada dururken bunu eleştiri konusu yapmak bile komiktir!
“Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmek”ten anlaşılan hükümetin her dediğine onay vermek ya da hükümetin yarattığı gerginlikleri ortadan kaldırmak için çaba sarfetmek ise, geçiniz!
Sayın Sezer’in ne kadar halktan bir adam olduğunun en büyük kanıtı, şu an sürdürmekte olduğu yaşantısıdır bence…
Mecbur olmamakla beraber, sıkca dış geziler düzenleyen bir Cumhurbaşkanı olsaydı, o zaman nelerle suçlanırdı, onu da düşünmeden edemiyorum. “Hükümetin işine karışıyor”, “Çift başlı devlet, çift başlı dış politika” başlıkları havada uçuşurdu.
Sonraki eleştirileri dikkata almaya dahi gerek yok!
***
Elbette Sayın Sezer’in de yanlış yaptığı şeyler ve hatalı tavırları olmuştur.
Ama unutulan bir şey var: Sayın Sezer politikacı değil…Bir hukuk adamı, mütevazı bir aile babası…
Cumhurbaşkanı olana kadar nasıl davrandıysa, olduktan sonra da aynı şekilde davrandı.
Cumhurbaşkanı olana kadar hangi hassasiyetlere sahipse, olduktan sonra da aynı hassasiyetleri korudu.
Cumhurbaşkanı olana kadar ne için mücadele verdiyse, olduktan sonra da aynı amaçlar için mücadele verdi.
… ve kendisine yakıştırılan “yalnız” sıfatı… “Bir yalnız adam”… Hiçbir zaman yalnız değildi Sayın Sezer ve bence hiçbir zaman da kalmayacak…
***
Son olarak… Sayın Sezer’i seven olmadı mı?
Böyle bir şey düşünülemez bile…
Bu halkın önemli sayılacak bir bölümü Sayın Ahmet Necdet Sezer’i gerçekten çok sevdi.
Neyini mi?
Yukarıda yazılanları bir daha okuyun, tersten, düzden, sağdan ya da soldan…
Güle güle Cumhurbaşkanım…
Her şey için teşekkürler…
İzlenme: 1198
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved
|