|
• Yiğit Ateş Yazaroğlu
|
|
12 Şubat 2008, Salı |
|
"Ne demiş Peygamberimiz, işi ehline teslim ediniz, demiş"...
Böyle diyor Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak 2B Yasa Tasarısı uygulamasının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesi gerektiğini savunan açıklamalarında...
İlk yorumu yazın | İzlenme: 868 | Devamı... |
|
|
• Yiğit Ateş Yazaroğlu
|
|
05 Şubat 2008, Salı |
|
"Ruhat Mengi İle Her Açıdan" programı, katılımcıları ve katılımcılar tarafından sunulan fikri malzeme bakımından bereketli bir program...
Eser Karakaş, % 30 gibi azımsanamayacak bir azınlığın belli bir partiye aidiyet hissi nedeniyle siyasal simge olarak türbanı takabilme özgürlüğüne de sahip olması gerektiğini ifade ediyor, "şimdilik sadece kamu hizmeti alanlar için geçerli olmalı" diye de eklemeyi unutmuyor. Daha fazlası için de, ileride oluşacak toplumsal eğilime bakmak gerektiğini dile getiriyor.
Azımsanamayacak azınlıkların ideolojilerinin, uygun siyasal ortamda ve demagog, baskıcı siyasilerin liderliğinde ne şekilde faşizme dönüştüğünü anlamak için Wilhelm Reich'ın "Faşizmin Kitle Ruhu Anlayışı" ve Max Horkheimer'in "Akıl Tutulması" adlı kitapları okunmalı ve üzerine düşünülmeli...
İlk yorumu yazın | İzlenme: 910 | Devamı... |
|
|
• Yiğit Ateş Yazaroğlu
|
|
29 Ocak 2008, Salı |
|
"Ruhat Mengi İle Her Açıdan" Programı'nın katılımcılarından Cüneyt Ülsever, "Ben, emperyal gücün oralara (Irak'tan ve Amerikan askeri gücü bulunan, bulunmuş diğer ülkelerden bahsediyor) petrol için, şu için, bu için girmesine karşı değilim, ama zamanı gelince çıkmasını bilmeli" buyurduktan sonra, aynı dakika içerisinde, "biz aydınlara düşen"le başlayan bir cümle kuruyor, hiç sıkılmadan...
Konumuz elbette Cüneyt Ülsever değil...
Konumuz aydınlar, siz aydınlar!
İlk yorumu yazın | İzlenme: 1394 | Devamı... |
|
|
• Yiğit Ateş Yazaroğlu
|
|
16 Ocak 2008, Çarşamba |
|
Geçtiğimiz ay bir pazar akşamı haberlere göz atmak amacı ile çeşitli kanallar arasında dolaşıyordum. Özel bir kanalın ana haber bülteninde yer alan bir haber, aslında yeni bir şey söylememesine rağmen, dikkatimi çekti. Haber, gerçek kişilerin kredi kartı ve tüketici kredisi borçları ile insanların nakit para bulmakta yaşadığı sıkıntılar ile ilgili... Daha doğrusu, insanlarımızın içinde bulunduğu borç batağı ile...
"Olmaz olaydı!" diyor bir vatandaş kredi kartları ile ilgili olarak...
"Sıcak para batağındayız" diyor bir başkası...
"Borcu borçla ödüyoruz" diyor haberin kendisi...
İnsanların nasıl yöntemler geliştirdiği anlatılıyor haberde...
Borç ödemek için, bir kredi kartından para çekerek bir diğerinin borcunu kapatmak, en çok uygulananı ve bilineni herhalde...
Nakit yaratmak içinse aşağıdaki yöntemler sıklıkla başvurulanlar;
Kredi kartı ile beyaz eşya alınarak, alınan beyaz eşyanın daha düşük bir fiyata satılması...
İlk yorumu yazın | İzlenme: 1207 | Devamı... |
|
|
• Yiğit Ateş Yazaroğlu
|
|
16 Ocak 2008, Çarşamba |
|
Önceki yazımda, "Biraz da rakamlar konuşsun" demekle birlikte, rakam vermenin çok fazla bir anlam ifade etmediğini de düşünüyorum zaman zaman... Ancak yine de birtakım verileri paylaşmanın en azından hatırlatmak adına gerekli olduğuna inanıyorum.
İç ve dış borç stoklarında görülen artış...
2002 yıl sonu itibariyle 149.870 milyon YTL olan iç borç stoğu Ekim 2007 itibariyle 257.488 milyon YTL olarak gerçekleşti.
2002 yıl sonu itibariyle 129.719 milyon ABD Doları olan dış borç stoğu ise 2007 Haziran itibariyle 226.353 milyon ABD Doları'na ulaştı. Bu rakamın 72.351 milyon ABD Doları kamuya, 138.518 milyon ABD Doları özel sektöre ve 15.484 milyon ABD Doları T.C.M.B.'ye ait... 2002 yıl sonu itibariyle dış borç stok rakamı içerisinde özel sektörün payı 43.182 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiş.
Enflasyon hedefinde yaşanan sapma(lar)...
2007 yılı için yıllık % 4 olarak hedeflenen TÜFE rakamının % 8,39 olarak gerçekleşti. Gıda ve alkolsüz içecekler (%12,03) ile konut (%11,48) artışın yüksek olduğu harcama gruplarından...
İlk yorumu yazın | İzlenme: 785 | Devamı... |
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 6 - 10 Toplam: 21 |