4 Eylül 2010, Cumartesi,  
PortoramaNet
  
BaşSayfa arrow Vicdan Çukuru

Vicdan Çukuru
Bir yalnız adamın arkasından...
• Yiğit Ateş Yazaroğlu   
18 Eylül 2007, Salı

Image10. Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’e veda ettik. Arkasından söyleyecek çok şey olmakla beraber, üzerinde en çok durulması gereken konu Cumhurbaşkanlığı sırasında maruz kaldığı saldırılardı herhalde…

Yorumlar (1) | İzlenme: 910 | Devamı...

 
Faşizm ve demokrasi üzerine...
• Yiğit Ateş Yazaroğlu   
16 Ağustos 2007, Perşembe

Geçtiğimiz günlerde e-posta kutuma bir mesaj düştü. Konusu “yoksa siz faşist misiniz?” ve bir de link eklenmiş, söz konusu adrese ulaştım. Yukarıda belirttiğim sorunun başlık olarak kullanıldığını, altında bir fotoğrafa yer verildiğini ve fotoğrafın altında 23 adet sorunun bulunduğunu gördüm.

Öncelikle, üzerine kitaplar yazılıp araştırmalar yapılan bir konunun, 10 soruda faşizm testine indirgenmiş olmasına diyecek çok fazla bir söz yok! Söz konusu testi hazırlayan kişiye emeği içi teşekkür edip, Wilhelm Reich’ın “Faşizmin Kitle Ruhu Anlayışı” isimli kitabını önereceğim. Eğer okuduysa faşizmi yaratan ve besleyen kaynakların böyle üç beş soruyla anlaşılamayacağını ve bu sorulardan bir kısmına evet diyen herkesin de mutlaka faşist olması gerekmediğini hatırlatmak isterim.

İlk yorumu yazın | İzlenme: 1356 | Devamı...

 
Kraldan çok kralcılar...
• Yiğit Ateş Yazaroğlu   
16 Ağustos 2007, Perşembe

Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen genel seçimlerde bilindiği gibi iktidar partisi lehine zafer olarak algılanabilecek bir sonuç ortaya çıktı. Bunun değerlendirmesi ve analizi ayrı bir yazı konusu olabilir. Ama esas olarak üzerinde durmak istediğim liberal ya da neoliberal sağcı veya solcuların (!) ve ikinci cumhuriyetçilerin bir bölümünün zafer çığlıkları ve bu  çığlıkların anlaşılmazlığıdır. Bir de bu kesimlerle dinci medyanın muhabbeti…

Öncelikle bu sonucu bu kadar yüceltmek ve bir ”demokrasi zaferi” ilan etmek konusunda bu kadar hevesli ve aceleci davranmak ne kadar doğru olur? Tamam, iktidar partisi büyük bir başarı elde etti, anladık, ama malum kesimin içinde bulunduğu bu ruh hali nedir? Aslında açık açık konuşmak lazım, iktidar partisinin kendi adına yakaladığı bu büyük başarıyı basamak yaparak kendince düşman bellediği karşı kesimlerin üzerine ibretlik saldırılar düzenleyen birtakım köşe yazarlarının bu hezeyanı ne ile açıklanabilir? Böyle bir intikam duygusu (başka bir isim koyamıyor ve neyin intikamı olduğunu da anlayamıyorum) aydın olmakla nasıl bağdaştırılabilir?

Yorumlar (2) | İzlenme: 1739 | Devamı...

 
Yer gök alev alev, koltuklar sağlam (mı?)...
• Yiğit Ateş Yazaroğlu   
22 Temmuz 2007, Pazar

ImageYurdumuzun dört bir yanı, cennet köşeleri alev alev yanarken nasıl yazmalı, nereden başlayıp yazmalı, bunu bilemiyorum.

Tarih 07.07.2007, Cumartesi öğlene doğru saat 11:30… Bodrum’a 4 ya da 5 kilometre kalmıştı ki, yükselen kirli sarı dumanları gördük uzaktan… Dumanın, artık alevlerin demek lazım, yakınına geldiğimizde (Yalıkavak, Torba kavşağı) oldukça büyük bir yangının başlamış olduğu görülüyordu. Uzatmaya gerek yok, bu yangının sonucunda 1.000 hektardan fazla ormanlık alanın gri bir kül yığını haline geldiğini hepimiz biliyoruz.

İlk yorumu yazın | İzlenme: 1268 | Devamı...

 
Sapla saman...
• Yiğit Ateş Yazaroğlu   
19 Temmuz 2007, Perşembe

Artık alışmış olduğumu zannetmekle beraber her yeni yazısını okurken yeniden hayrete düştüğüm Murat Belge, 01.07.2007 tarihli köşe yazısında, “Ne var ki, AKP de seçimi kendi hesabından biraz önceye almak zorunda kaldı (yıl şaşmadı da, ay şaştı). Çünkü AKP, seçimi kazandığı andan itibaren, Türkiye’de hiçbir hükümetin eşini görmediği bir bombardıman altındaydı ve toplumun tamamında değil ama belirli düzeylerinde durmadan tırmandırılan bir gerilim vardı.” diye yazıyor. Mevcut iktidar, Türkiye’de hiçbir hükümetin eşini görmediği bir bombardıman altındaymış! Pardon, biz başka bir ülkede mi yaşadık son 5 yıldır? En basitinden medyanın bu iktidara gösterdiği teveccüh, hangi iktidara nasip oldu? Hadi yukarıda yazıldığı gibi olduğunu farz edelim (ki Kasım 2002 seçiminden hemen sonra hiç süre tanınmadan sert bir muhalefet yapıldığını söylemek, o muhalefeti yapanlara karşı büyük bir haksızlık olur), bu muhalefet (ya da bombardıman!) nedensiz, gerekçesiz mi yapılmış?

İlk yorumu yazın | İzlenme: 1025 | Devamı...

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

Sonuç 16 - 20 Toplam: 21

 Portorama 2007 • Haber, Yorum, Etkinlik... • Joomla! İçerik Yönetim Sistemi ile hazırlanmıştır.
  fotorama